Üye Girişi | Üye Ol!
Anasayfa | Sağlıklı Yaşam | Güzellik ve Spor | Kozmetik ve Cilt Bakımı

Ultraviyole ışınlarına dikkat!

Güneş 3 tip ultraviyole ışını yaymaktadır. Ultraviyole A (UVA) en uzun; ultraviyole B (UVB) orta; ultraviyole C (UVC) ise en kısa dalga boyuna sahiptir.

Kategorisi: Kozmetik ve Cilt Bakımı
Bu içeriği paylaş : Share/Save/Bookmark

Tarih:02.07.2010 11:34


Ultraviyole nedir ve deride ne gibi etkileri vardır?

UVC atmosferin üst tabakalarını geçip dünyamıza ulaşamadığı için deri ile teması yoktur. Güneş yanıklarının başlıca sebebi olan dalga boyu UVB’dir. UVB deri yüzeyine çarpıp geri yansır. UVA ise deride daha derinlere kadar ulaşır bronzlaşmaya ve deri yaşlanmasına neden olur. Deri kanserlerinden ise her 2 tip UV ışını sorumludur.

Bronzlaşma nedir ve nasıl oluşur?

20. yüzyıl öncesinde bronz ten günümüzde olduğu gibi “gençliği” ve “estetik görünümü” çağrıştırmıyordu. Aksine bronzlaşmak, çiftçiler gibi açık havada çalışmak durumunda olan işçi sınıfının bir simgesi olarak görülüyordu. Süt beyazı bir ten ise ancak “üst tabaka”nın sahip olabileceği bir özellik olup modadan ziyade sosyal ve ekonomik statünün bir ifadesiydi. Kadınlar uzun elbiseler ve şemisyelerle güneşten korunuyor ayrıca ciltlerini daha solgun neredeyse yarı saydam gösterecek kozmetik ürünler kullanıyorlardı. Ta ki moda alanında birçok yeniliğin öncüsü olan tasarımcı Coco Channel’in 1920’ lerde bir yat gezisinden bronz bir tenle “güneş banyosunu icat etmiş olarak” dönmesine kadar… Bunun hemen ardından Avrupa’da her türlü yeniliği denemeye açık “cesur” birkaç kadının önderliğinde bronz ten önce bir modaya sonraysa yüzyıl sürecek bir çılgınlığa dönüştü.

Deriye doğal rengini veren koyu pigmente “melanin” adı verilir. Melanin, “melanosit” adı verilen pigment hücreleri tarafından üretilir. Deri güneşe maruz kaldıktan sonra, melanositler daha fazla ultraviyole ışını absorbe edebilmek ve böylece deriyi ultraviyole ışınlarından koruyabilmek için, daha fazla melanin üretmeye başlar. Melanin miktarının artmasıyla cilt rengi koyulaşır. Gerçekte bronzlaşma derinin çoktan güneş hasarı gördüğünün ve kendini bundan korumaya çalıştığının bir işaretidir.  Çağımızda bronz görünümün sağlık ve estetik göstergesi olarak algılanmasına rağmen, sağlıklı bronzlaşma diye bir kavram bulunmamaktadır. 

 Neden güneş konusunda dikkatli olmalıyız?
Güneşin kısa ve uzun vadeli pek çok olumsuz etkisi bulunmaktadır. Kısa vadeli etkiler arasında güneş yanıkları, bronzlaşma ve çiller sayılabilir. Uzun vadeli etkiler arasında kırışıklık ve lekeler gibi foto yaşlanma belirtileri ve deri kanseridir. Geçirilmiş güneş yanıkları deri kanseri geliştirme riskini arttırmaktadır. Melanom adı verilen en tehlikeli deri kanseri tipinin, ağır güneş yanıklarında olduğu gibi, kısa süreli yoğun güneşe maruz kalma sonucu ortaya çıktığı unutulmamalıdır.

Her beş deri kanseri olgusundan dördünde neden, güneşin ultraviyole ışınlarıdır.

Kanser konusunda farkındalığın arttığı ve hastalıkların tedavisi yanında önlenmesine odaklanıldığı bir çağda yaşıyoruz. Bu duyarlılığın dermatoloji alanındaki doğal bir sonucu olarak toplumun güneşin zararlı etkileri konusunda bilgi sahibi olması ve güneşten korunmanın benimsenmesi de ayrı bir önem kazanmakta.

Güneşten korunma ile ilgili ne tür önlemler alabiliriz? Özellikle giysilerle korunma konusunda nelere dikkat etmeliyiz? Özellikle 11:00-16:00 arası gölgede bulunulmalı. Bu sırada güneşin çim, beton, su gibi yüzeylerden yansıyarak gölgede bile bizlere ulaşacağı unutulmamalı.

Sadece plajda değil, yapılacak her türlü açık hava aktivitesinde (bahçe ile uğraşma, açık hava sporları, alışveriş) güneşe maruz kalınacağı unutulmamalı.

Kıyafetler, şapka ve gözlükle korunmaya özen gösterilmeli. Kulakları enseyi ve yüzü koruyacak geniş kenarlı şapkalar tercih edilmeli. 
Açık renkli, hafif, gevşek dokunmuş kumaşların ultraviyole geçirgenliği daha fazladır. Yani genel kanının aksine plajda beyaz bir tişört giymek umulduğu kadar koruyucu olmayacaktır. Bu nedenle güneşten korunma amaçlı koyu renkli, sık ve kalın dokunmuş giysiler tercih edilmeli. Satın alınacak bir ürünün güneş geçirgenliğini test etmenin kolay bir yolu da ışığa tutarak giysinin arkasının görünüp görünmediğine bakmaktır. Arkasınını ne kadar rahat görebiliyorsanız giysinin UV geçirgenliği o kadar fazladır. Özellikle streç trazı esneme özelliğine sahip giysiler gerildiğinde ultraviyole geçirgenliği artar. Doğru beden kullanılmadığında fazla gerilmeye bağlı olarak koruyuculukları düşer.  Su, giysilerin ışık geçirgenliğini arttırır. Bu nedenle ıslak giysilerin yeterli derecede korumayacağını unutulmamalı ve güneş altında ıslak giysilerle dolaşılmamalı. En az 15 koruma faktörlü bir ürün her gün düzenli olarak kullanılmalı. Deri tipi 1 ve 2 olan kişilerde bu en az 30 olmalıdır.

Güneş koruyucular nasıl etki gösterir?

Güneş koruyucular iki şekilde etki gösterir:

a) Ultraviyole ışınlarını sünger benzeri emen organik/kimyasal filtrelerle: PABA ve PABA esterleri, salisilatlar, sinamatlar, benzophenone türevleri, Parsol 1789 (avobenzone), Mexoryl SX, Mexoryl XL, Tinasorb S, Tinasorb M.
b) Güneş ışınlarını ayna gibi yansıtan inorganik/fiziksel filtrelerle: titanium dioksid ve zinc oksid.

SPF nedir?

Güneşten koruma faktörü (SPF), UVB nin yol açtığı kızarıklığa karşı koruma miktarını, yani güneş koruycuların etkinliğini gösteren bir ölçü birimidir. İngilizce “Sun protection factor” yani güneşten koruma faktörü teriminin baş harflerinden oluşan bir kısaltmadır. Aşağıdaki formülde görüldüğü üzere ultraviyole altında güneş koruyucu uygulanmış ciltte yanık meydana gelme süresi ile güneş koruyucu uygulanmamış ciltte yanık meydana gelme süresi arasındaki oran olarak hesaplanır.

SPF =    MED (koruyucu uygulanmış cilt)

MED (koruyucu uygulanmamış cilt)

MED: Minimal eritem doz. Ciltte yanık oluşturan minimum ultraviyole dozu  

Güneş koruyucu bir ürün alırken içeriğinde nelerin olmasına dikkat etmeliyiz?

En az 15 koruma faktörlü ürünler tercih edilmelidir. Ancak SPF’nin sadece UVB ışınlarına karşı koruma için bir ölçü olduğu unutulmamalı. Kullanacağınız güneş koruyucusunun deri yaşlanmasında, güneş yanıklarında ve kanser oluşumunda etkili olan UVA ışınlarına karşı da etkili olabilmesi için geniş spektrumlu bir ürün olması yani 15’in üzerinde SPF’ye ek olarak içeriğinde oxybenzophenone, avobenzone, Mexoryl SX, Mexoryl XL, Tinasorb M, Tinasorb S, titanium dioksid ve zinc oksid aktif maddelerinden bir ya da birkaçının bulunması da önemlidir.

Güneş koruyucular nasıl kullanılmalıdır?

Bir koruyucunun etiketinde belirtilen UV koruma özelliği kadar önemli olan bir nokta da o koruyucunun gerçek hayatta kişilerin kullanımı sırasında göstereceği UV koruma performansıdır. Bunu belirleyen 2 önemli etken ise “güneş koruyucunun yeterli miktarda uygulanması” ve “gerekli sıklıkta tekrarlanması”dır. Yapılan çalışmalarda güneş koruyucu kullananların bu ürünleri gerekenden daha az miktarda uyguladığı saptanmıştır. Ayrıca sırt, boynun iki yanı, kulaklar, el ve ayak sırtlar, göz etrafı ve dudaklar sıklıkla güneş koruyucunun kullanılması gerekenden az olarak uygulandığı ya da tümüyle atlandığı bölgelerdir. Güneş koruyucular, deri yüzeyine santimetrekareye 2 mg gelecek şekilde uygulanmalıdır. Daha az kullanıldığı takdirde koruma oranı düşmektedir. Bunun için de uygulaması için pratik bir yöntem önerilmektedir: Yüz, boyun ve tek kol için her bir alana en az yarım tatlı kaşığı; gövde, ön yüz, arka yüz, tek bacak için en az birer tatlı kaşığı.

Güneş koruyucular, güneşe çıkmadan 15-30 dakika önce sürülmeli dışarı çıkmadan hemen önce tekrarlanmalıdır. Bu uygulama, hem atlanan alan yüzeyini minimuma indirmeyi, hem de optimum güneş koruyucu miktarının kullanılmasını sağlar.

Güneş koruyucular 2-3 saatte bir, ayrıca özellikle yüzme, terleme ya da havlu ile kurulanma sonrası vücuttaki güneş koruyucu miktarı azalacağı için tekrarlanmalıdır.
Göz etrafına uygulanacak güneş koruyucular uygulama sonrası eriyip akarak göze kaçıp iritasyona yol açabileceğinden bu bölgeye stik tarzında güneş koruycu tercih edilmelidir. Geniş camlı UV korumalı güneş gözlükleri de göz çevresinin hassas derisinin güneşten korunmasında faydalıdır.

Çocuklar için ne tür önlemler alınabilir?

Altı aydan ufak bebekler doğrudan güneş ışığına maruz bırakılmamalıdır. İyi alışkanlıkların çocuk yaşlarda oturtulması için güneşten korunma bilinci ve güneş koruyucu kullanımı da tıpkı diş fırçalamak, yüz yıkamak gibi erken dönemde benimsetilmeli. Güneş koruyucu ürünler, bebeklerde, 6 aydan sonra kullanılmaya başlanabilir.

Çocuklar dışarı çıkarken kol ve bacaklarını örtecek şekilde giydirilmeli ve mutlaka geniş kenarlı bir şapka giydirilmelidir.  Plajda, havuzda ve denizde çocuğun cildinin çoğunu açıkta bırakan mayolar yerine UV korumalı gövdeyi kol ve bacakları da kısmen örten tekstil ürünleri tercih edilebilir. Güneş ışınları için daha geçirgen bir ortam sağladığından, asla dışarıya çıkmadan önce bebeyağı uygulamayınız. Çocuğunuzun pusetinin yeterli derecede güneşten koruyacak aksesuara sahip olduğundan emin olunuz.

Açık havadan faydalanılacak saatleri, akşam üzeri ve sabah erken gibi güneşin dik gelmediği zamanlara ayarlayın. Çocukluk çağında güneş yanıklarının erişkin yaşamda deri kanseri geliştirme riskini arttırdığını unutmayın. Çocuğunuzun sizi örnek aldığını unutmayın. Siz kendinizi güneşten korumaya özen gösterirseniz, çocuğunuz da güneşten korunma alışkanlığını kolaylıkla benimseyecektir.



İçerik Öner - Sağlık 365



İlgili Sağlık Konuları
İlgilendiğim Konulara Ekle -Sağlık 365cilt
İlgilendiğim Konulara Ekle -Sağlık 365Yanık

Diğer Haberler İlgili Konular
Akne izlerine lazerli çözüm
Cildinizi kışa hazırlayın
Botoksa rakip yöntem
Yanık yarası sosyal boyutlu sorun
Deri hastalıklarında ışıkla gelen tedavi: PUVA
Stres cildin baş düşmanı
Uygulamalar Tümü
Beden Kitle Endeksi (BMI)Beden Kitle Endeksi (BMI)
Oyunla İlkyardım EğitimiOyunla İlkyardım Eğitimi
Anne Olmak İstiyorumAnne Olmak İstiyorum

Uzmanlarımız Tümü
Prof.Dr. Mehmet Güneş Prof.Dr. Mehmet Güneş
Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları  
Uzm. Dr. Sertaç Sever Uzm. Dr. Sertaç Sever
Dermatoloji    
Dr. Deniz Türkoğlu Dr. Deniz Türkoğlu
Algoloji       

Gruplar Tümü
Formda mısınız? Formda mısınız?
Kanserimle Başediyorum Kanserimle Başediyorum
DIYETTEYIZ DIYETTEYIZ
Sağlık 365 Aile Hekimliği EnstütüsüSağlık 365 Akademik Geriatri DerneğiSağlık 365 Allen CarrSağlık 365 Anadolu HastanesiSağlık 365 DataportSağlık 365 Dünyagöz HastanesiSağlık 365 Eczacıbaşı Evde BakımSağlık 365 Este 7 Estetik BirimiSağlık 365 Güneş Tıp KitabeviSağlık 365 Hacettep ÜniversitesiSağlık 365 Ilaç Endüstrisi İş Verenler SendikasıSağlık 365 Infinity TeknologySağlık 365 IntelSağlık 365 Madalyon Psikiyatri MerkeziSağlık 365 Medical ParkSağlık 365 MedyaSoftSağlık 365 Memorial Sağlık GrubuSağlık 365 PancomSağlık 365 PromedSağlık 365 RNASağlık 365 RdayolojiOnlineSağlık 365 SEISSağlık 365 SIEMENSSağlık 365 Sağlıklı Yaşam DergisiSağlık 365 Siemens AkademiSağlık 365 Sirius BilişimSağlık 365 Sports InternatioanlSağlık 365 T.C Yeditepe ÜniversitesiSağlık 365 The LifeCoSağlık 365 Türk Kalp VkfıSağlık 365 Türkiye Halk Sağlığı KurumuSağlık 365 Uzman TVSağlık 365 Yeditepe Üniversitesi Göz HastalıklarıSağlık 365 Yeditepe Üniversitesi Hastanesi
Saglik365 sitesinin içerik ve platform yönetimi Done İletişim ve Bilgi Sistemleri A.Ş. tarafından yürütülmektedir

Ana Sayfa | Sağlığım | Hakkımızda | Üye Girişi | SSS
Bu site en iyi 1024x768 veya üstü çözünürlükte ve Internet Explorer 7.0 Tarayıcı ile izlenebilir