Kalp Damar hastalıkları Dünya’da ve Türkiye’de birinci ölüm sebebidir. Ülkemizde halen 2.8 milyon koroner kalp hastası bulunduğu tahmin edilmektedir. Yılda 175 bin kişi koroner kalp hastalığından kaybedilmektedir. Bu bakımdan trafik kazaları, kanserler vb. toplamından daha büyük bir sağlık sorunudur.
Örneğin, total kolesterolde %10 ve tansiyon yüksekliğinde bir diğer %10 azaltma sağlandığında koroner arter hastalığında daha belirgin bir azalma sağlanabilmektedir. Hayat stili ve diyet düzenlemeleriyle kalp hastalığını önlemek olasıdır.
KALP HASTALIĞI RİSK FAKTÖRLERİ:
Değiştirilemez Faktörler
1. Yaş: Erkekte 45, kadında 55 yaş üzeri risklidir.
2. Genetik: Birinci dereceden akrabalarında koroner hastalığı bulunan kişiler genetik olarak risk altındadırlar.
3. Menopoz: Kadında önemli bir risk faktörüdür.
Değiştirilebilir Faktörler: Sigara içilmesi, hareketsizlik, obezite, hipertansiyon, kolesterol yüksekliği, hipertansiyon ve şeker hastalığıdır.
KORONER KALP HASTALIĞINDAN KORUNMA ÖNLEMLERİ:
1. Düzenli sağlık kontrolleri yapılmalıdır: 35 yaşından sonra her yıl kolesterol düzeyi, kan şekeri ve kan basıncı(tansiyon) ölçülmelidir. İdeal tansiyon değeri 120/80 mmHg, ideal total kolesterol değeri ise 200mg ve altıdır. Hekim gerekli görüyor ise bu değerlere ulaşmak için ilaç kullanmaktan çekinilmemelidir. Statin grubu ilaçlarla primer ve sekonder korunma sağlanmaktadır. Bu ay sonuçları yayınlanan ve medyada da geniş yankı uyandıran Jupiter çalışmasına göre, kolesterol düzeyi yüksek olmayan sağlıklı bireylerde Rosuvastatin kullanılması bir risk belirteci olan CRP düzeyini düşürmüş ve koroner olayları %47 oranında azaltmıştır.
2. Düzenli yapılan orta derecede fizik aktivite kalp hastalığı riskini %25 oranında azaltmaktadır. Egzersiz kan basıncını düşürür, LDL kolesterolünü azaltır, iyi kolesterol HDL yi arttırır ve diyabet (şeker hastalığı) riskini azaltır. Kılcal damarlarda kanlanmayı artırarak özellikle kadınlarda karşılaştığımız küçük damar hastalığını önler.Kalbin kasılma gücünü arttırır. Aynı zamanda stres düzeyini azaltır. Günde yarım saatlik yürüyüş yapılması yukarıdaki faydaları sağlayabilir. Gün içerisinde birkaç kez bölünmüş egzersiz bile yararlıdır. 40 yaşından sonra egzersiz programına başlayacak olan kimselerin hekim kontrolünden geçmeleri gerekli ve yararlıdır.
Egzersiz, relaksasyon teknikleri ile (yoga, tai-chi gibi) birleştirildiğinde daha yararlı olur. Duygusal streslerin kalbi doğrudan olumsuz etkilediği bilinmektedir.
Gerilimli, sabırsız, saate karşı yarışan, daha agresif kişilik yapısına sahip (A tipi personalite) kişilerde kalp hastalığı, B tipi personaliteye sahip kişilerden dört katı fazladır. B tipi kişilik yapısı ise daha rahat, kendine ve etrafına toleranslı kişilerdir.
3. Sigara içilmemesi ve dumandan uzak durulması: Sigara içilmesi Kalp hastalıklarının en ciddi önlenebilir risklerinden birisidir. Tütünün içerdiği çoğu kalbe zararlı, 4800 kimyasal madde yanı sıra sigara içilmesi kalp hızını ve kan basıncını (tansiyon) yükseltir, damarları büzerek kalbin iş yükünü arttırır. Dumanın içerdiği karbon monoksit, oksijenin kana geçmesini önler. Sosyal içicilik veya pasif içicilik de kalp için riskli bulunmuştur. Birkaç saat sigara içilen kapalı ortamda bulunan hiç sigara içmemiş kişilerde, içenlerin kanındaki toksik maddenin %30’u saptanmıştır.
Doğum kontrol hapları ile sigara kullanmak genç kadınlardaki başlıca Kalp hastalığı sebebidir.
4. Kalp dostu beslenme: Akdeniz tipi diyet dediğimiz taze meyve-sebzeden zengin, zeytinyağı ağırlıklı, tahılın bol bulunduğu diyet tarzı önerilir. Siyah ve yeşil çay, elma, üzüm çekirdeği ve kabuğu, kırmızı şarap tüketilmesinin antioksidan etkileri yanı sıra damarlardaki kan akımını arttırdığını gösteren çalışmalar vardır.
Hayvansal gıdalarda, fast-foodlarda ve çoğu margarinlerde bulunan Doymuş yağlar ve trans yağlar kolesterol düzeyini arttırırlar. Aynı zamanda iyi kolesterol (HDL) düzeyini de azaltırlar. Çoklu ve tekli doymamış yağlar ise (zeytinyağı, kanola yağı, fındık yağı gibi) kötü kolesterolü azaltıp iyi kolesterolü yükseltirler. Bitkisel sterol içeren gıdalar da bu etkiyi yapar. Balıkta bulunan Omega 3 yağ asitleri dolaşım sistemine birçok yönden yarar sağlar. Yapılan çalışmalar diyetle yapılan omega 3 takviyesinin kardiyak olayları %44 azalttığını göstermektedir.
Vitaminler: Folik asit, B6 ve B12 vitaminleri homosistein seviyesini düşürerek kalp hastalığı gelişimini engelleyebilirler. (Homosistein kanda bulunan ve arttığı zaman kalp hastalığı ile ilişkili bulunduğu bilinen bir amino asittir.)
Vitamin E, coenzyme Q, L- Carnitine, Magnezyum, sarımsak ile ilgili çalışmalar devam etmektedir.
5. İdeal kiloya inmek ve kilo kontrolü: Fazla kilo kalp hastalığının yanı sıra hipertansiyon, diyabete ve inmelere yol açar. Bel çevresi kadınlarda 80 cm erkekte ise 94 cm olmalıdır. Karın içinde organlar çevresinde biriken yağ insülin salgılatarak Kalp damar hastalıkları ve hipertansiyon başta olmak üzere bir dizi hastalığa yol açar.
6. Diş ve diş eti sağlığına gereken önem verilmelidir. Diş çürükleri ve diş eti iltihaplarının koroner damarlardaki sertleşme sürecini hızlandırdığına dair veriler elde edilmiştir.
7. Kış aylarında koroner hastalıkları ve ölüm oranları artar. Nedenleri arasında grip başta olmak üzere üst ve alt solunum yolları enfeksiyonları gösterilmektedir. Influenza virusünün damar duvarındaki plakları çatlatarak infarktus ve inmeye neden olduğunu destekleyen çalışmalar vardır. Bu nedenle özellikle koroner hastalarının grip aşısı olmaları önerilmektedir.
PROF.DR. FİLİZ ERSEL TÜZÜNER
Türk Kalp Vakfı
Koruyucu Kardiyoloji Kliniği ve Kadın Kalp Sağlığı Merkezi Direktörü