Kalp pilleri kullanım alanlarına göre farklılık gösteriyor. 1 - 1,5 saat süren bir işlemle takılan kalp pili göğüse, cilt altına yerleştiriliyor. Elektronik bölüm, kalbin pompası gibi görev yapan karıncıkları çalıştırmak için kalbe bir tel aracılığıyla elektriksel uyarılar gönderiyor. Telin ucu karıncıkların içine gömülüyor. Uyarılar yeterince güçlü, tel ile karıncık arasındaki elektriksel bağlantı da iyi ise, her uyarı kalbin bir kez kasılmasını sağlıyor. Kalp pili takıldıktan sonra tedavi tamamlanmıyor. Kalp pillerinden istenilen verimi almak ve sağlıklı bir yaşam sürdürebilmek için bazı noktalara özen göstermek gerekiyor. Peki bu kurallara uyulmazsa ne olur? Kalp pilleriyle yaşam konusundaki soruların yanıtlarını Anadolu Sağlık Merkezi Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Enis Oğuz ve Dr. Ayşegül Karahan Zor’dan aldık.
Kalp pili kullanım ihtiyacı ne zaman doğuyor?
Doç. Dr. Enis Oğuz:
Kalp hızının yavaşladığı durumlarda: Kalbin kendi elektrik sistemi bulunuyor. Bu elektrik sistemi de kalbin atmasını sağlıyor. Kalpte bulunan ve elektrik sinyallerini üreten özel dokular da kalbin içerisindeki yollar boyunca yayılıyor. Bu durumun oluşmasını sağlamak için elektriksel ileti yolları denilen, ard arda dizilmiş hücreler bulunuyor. Bu sistemdeki herhangi bir aksaklık, ya da hastalık, elektriğin iyi iletilmemesine yol açıyor. Bu durumda yavaşlayan kalbi hızlandırmak gerekiyor. Elektriğin iletilemediği boşluğa kalp pili vasıtasıyla elektrik gönderiliyor. Kalp ritim bozuklukları tedavisinde: Bazı ritim bozuklukları kalp hızının aşırı artmasına neden oluyor. Bunun sonucunda kalp yeterince kan pompalayamıyor ve ani ölümler meydana geliyor. Bu durumda elektroşok veren kalp pilleri kullanılıyor. Bu piller, ritim bozukluğu yaşandığında elektroşok vererek bu bozukluğu normale çeviriyor. Kalp yetersizliği tedavisinde: Üçüncü tür kalp pilleri, kalp yetersizliği olan hastaları tedavi etmek için kullanılıyor. Bazen kalp yetersizliği hastalarında kalbin duvarlarının kasılması arasındaki sıralama bozuluyor. Bu uyumun yeniden sağlanması için hastaya kalp pili takılıyor.
Dünyadaki kalp pili uygulamalarının sıklığının artmasıyla ilgili neler söyleyebilirsiniz?
Doç. Dr. Enis Oğuz: Dünyada kalp pili kullanım sıklığının artmasının farklı nedenleri bulunuyor. Bunların başında da nüfusun giderek yaşlanmasına bağlı olarak kalp piline duyulan ihtiyacın artması geliyor. Yaşlanmayla birlikte ileti yollarında yaşanan sorunlar ve kireçlenmeler nedeniyle kalp hızı yavaşlıyor, dolayısıyla kalp pili kullanım ihtiyacı doğuyor. Kalp krizi yaşayan kişilerin eskiye oranla daha fazla hayatta kalabilmesi ihtiyacın artmasının bir başka nedenini oluşturuyor. Bu hastalara uygulanan stent ve balon gibi girişimler
sonrası tıkalı olan ya da daralan damarlar açılabilmekle birlikte, bazen bu kalbin hasar görmesi tam olarak engellenemiyor. Ancak hastanın hayatta kalması sağlanıyor. Kalpte meydana gelen hasarlanma, hayati ritim bozukluklarına ve kalp yetersizliğinin ortaya çıkmasına neden olabiliyor. Dolayısıyla pil ihtiyacı da artıyor. Bu nedenlerden ötürü, 10 yıl öncesine göre kalp pili takılma oranları belirgin bir şekilde artmış bulunuyor.
Kalp pili takılmasına karar verildikten sonraki aşamalarla ilgili bilgi verir misiniz?
Doç. Dr. Enis Oğuz: Kalp pillerinin takılması genel anestezi gerektirmiyor. Cilt altına yerleştirildiği için sadece lokal anestezi yeterli oluyor. Komplikasyon oranı da oldukça düşük olan bu ameliyatın ardından, hastanın bir gün boyunca hastanede tutularak dinlenmesi sağlanıyor. Bir hafta boyunca yara yerine su değmemesi gerekiyor. Ameliyattan bir ay sonra da pilin son ayarlarını yapmak için hasta tekrar hastaneye çağrılıyor. Daha sonra hastanın altı ayda bir kontrolleri yapılıyor. Kalp pili vücuda takıldıktan sonra, hastaların ritim bozukluğu yaşayıp yaşamadığı, böyle bir durum yaşandıysa, kalp hızının ne kadar olduğu gibi bilgiler depolanıyor. Bu veriler bir program aracılığıyla bilgisayara kaydediliyor. Elde edilen bu bilgilere göre kalp pili programlanıyor. Kalp pilinden elde edilen veriler tedavide rehber niteliği taşıyor ve verilere göre hastanın tedavi planlaması yapılıyor.
Farklı bir ülkeye ya da bölgeye giden bir kişi, herhangi bir sorun yaşadığında gittiği sağlık kuruluşunda bu bilgilere ulaşabiliyor mu?
Doç. Dr. Enis Oğuz: Bazı teknik donanım sağlandığı takdirde, bu bilgilere farklı yerlerdeki sağlık kuruluşlarından ulaşmak mümkün olabiliyor. Sadece o yerde kalp pilinin takılıyor olması ve hastada bulunan pile ait programlayıcının bulunması gerekiyor. Tek bir bilgisayarla tüm kalp pillerinin verileri okunamıyor.
Kimlere kalp pili takılamıyor?
Doç. Dr. Enis Oğuz: Kalp pilinin takılabilmesi için kişinin yaşı ya da herhangi başka bir hastalığının olması hiçbir engel teşkil etmiyor. Bir yaşından itibaren her hastaya kalp pili takılabiliyor.
Takılan kalp pilinin kullanım ömrü ne kadar?
Doç. Dr. Enis Oğuz: Kalp pillerinin takıldıktan sonra yaklaşık sekiz yıllık bir ömrü bulunuyor. Ancak bu ömrü kalp piline ihtiyaç gerektiren sorunun yoğunluğu belirliyor. Bu nedenle kalp pilinin ömrünün altı ayda bir yapılacak kontrollerle denetlenmesi gerekiyor. Kalp pilini ve tellerini kontrol etmek için elektrokardiyogram (EKG) çektirmek gerekiyor.
Ayrıca hekim, hastanın son ziyaretinden bu yana kalp pilinin topladığı bilgilere bakabilmek için bir programlayıcı kullanıyor. Böylece kalbin ve kalp pilinin nasıl çalıştığı hakkında bilgi depolanıyor. Piller bitmeye yaklaştıklarını altı ay öncesinden verdikleri sinyallerle belli ediyor.
Komplikasyonları var mı?
Doç. Dr. Enis Oğuz: Kalp pilleri de vücudun içindeki diğer yabancı cisimler gibi enfeksiyon riski yaratabiliyor. Ancak enfeksiyon 200 hastada bir görülüyor. Böyle bir durumda, antibiyotik tedavisinden yararlanılıyor ya da enfeksiyona neden olan kalp pili değiştiriliyor. Enfeksiyonların neden oluştuğu ile ilgili kesin bir açıklama olmadığından, enfeksiyon riskini önceden belirleme şansı bulunmuyor.
l Hastanın kendisinde kalp pili takılı olduğunu gösteren bir kart taşıması gerekiyor mu?
Doç. Dr. Enis Oğuz: Kalp pili taşıyan hastanın uluslararası kriterlere göre hazırlanmış olan kimlik kartlarını mutlaka taşıması gerekiyor. Bu kart, hastayı bir kalp pili taşıyıcısı olarak tanımlıyor. Hasta gündelik yaşam içinde, özellikle takip randevularında, havaalanı güvenliğinden geçerken ve tıbbi acil durumlarda bu karttan yararlanıyor. Kartın üzerinde hastanın kimlik bilgileri, kalbine takılan pilin modeli ve seri numarası ile takıldığı tarih ve hastayı takip eden hekimin iletişim numaraları bulunuyor.
Kalp pili takıldıktan sonra hastanın evde bakımıyla ilgili nelere dikkat etmesi gerekiyor?
Doç. Dr. Enis Oğuz: Hasta, ameliyattan sonra bazı noktalara özen göstermek şartıyla gündelik yaşamına hemen başlayabiliyor. Hastaların birkaç gün süreyle yaranın bulunduğu taraftaki kolunu aşırı hareket ettirmemeleri ve tenis, basketbol gibi bazı spor aktivitelerinde de kısıtlama yapmaları gerekiyor. Ayrıca hastadan kalp pili üzerine doğrudan basınç uygulayacak davranışlardan kaçınması ve yara bölgesini temiz ve kuru tutması isteniyor.
Hasta, hangi durumda hekime başvurmalı?
Dr. Ayşegül Karahan Zor: Hastaların yara bölgelerinde kızarıklık, şişkinlik, sıcaklık, ağrı veya akıntıyla birlikte, ateş gibi enfeksiyon belirtileri görüldüğünde; açıklanmayan yeni semptomlar gibi herhangi olağandışı bir durum veya kalp pili takılmadan önce yaşanan semptomlar oluştuğunda, mutlaka hekime başvurmaları isteniyor.
Kalp pillerini kullanan kişi için kısıtlamalar nelerdir?
Dr. Ayşegül Karahan Zor: Kalp pilleri elektromanyetik gürültüleri hastanın kalp ritmi gibi algıladığı için kalpte ritim var diye durabiliyor. Bazı çok kuvvetli manyetik alanlar da pilin tamamen bozulmasına neden olabiliyor. Çok yüksek basınçlarda ve sıcaklıklarda elektronik devreler bozulabiliyor. Bu nedenle hastaların dalmaktan ve kaplıcaya girmekten kaçınması gerekiyor. Ayrıca hastalardan ameliyat sonrasında otomobilde emniyet kemeri kullanımına da dikkat etmeleri isteniyor. Bu nedenle kalp pili takıldıktan sonraki ilk birkaç hafta emniyet kemeriyle kalp pili arasına yumuşak bir havlu yerleştirmeleri gerekiyor.