Alzheimer hastalığını duymaya başladığımızdan beri, günlük basit unutkanlıklarımız bile bize endişe vermeye başladı. Genç nüfusun ağırlıkta olduğu toplumuzda bu kadar çok kişinin Alzheimer’ a yakalanma endişesi taşıması, hastalıkla ilgili risk analizi ve tanı yöntemlerini de daha önemli kılıyor. Alzheimer hastalığıyla ilişkisi kanıtlanan “A Beta 42” adı verilen bir proteinin, beyin hücresi olan nöronlarda birikerek hücrenin normal çalışmasını bozduğu biliniyordu. 2008 yılında bilim adamlarının elde ettiği veriler, bu proteinin çok erken dönemlerde ailesinde (özellikle birinci dereceden yakınlarında) Alzheimer olan kişilerde daha yüksek olduğu tezini güçlendirdi. Bu veriden yola çıkan bilim adamları A Beta 42 proteinine kan (plazma) testiyle bakarak, hastalık riskini ölçmek ya da erken dönemde tanı koymak için önemli bir avantaj sağlanacağını ortaya çıkardılar. Anadolu Sağlık Merkezi (ASM) Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Türker Şahiner, uygulamaya başladıkları “Alzheimer Risk BelirlemeTesti” ve hastalık hakkında önemli bilgiler verdi.
Alzheimer neden olur?
A Beta 42 proteinin Alzheimer hastalığıyla ilişkisi 1990’lı yılların başında ortaya çıktı. Bu protein aslında beynin ve aynı zamanda tüm vücudun sağlıklı çalışması için gerekli olan birçok proteinden biri ve beyin hücresi zarında kullanılıyor. Alzheimer hastalarının ölümünden sonra yapılan araştırmalarda bilim adamları, bu hastaların beyninde biriken ve “plak” adı verilen yapılarda A Beta 42 proteinine bol miktarda rastladı. Plaklar içindeki bu proteinin zamanla çoğalarak beyin hücrelerinin yavaş yavaş ölümüne, dolayısıyla Alzheimer’a yol açması, kişinin taşıdığı protein değerine bakılarak hastalık riskinin ölçülebileceği tezini doğurdu ve geçtiğimiz yıl yapılan araştırmalar da ailesinde birinci derecede Alzheimer olan kişilerde A Beta 42 proteininin yüksek olduğunu ortaya çıkardı. Türkiye’de ilk kez Anadolu Sağlık Merkezi’nde uygulamaya başlanan Alzheimer Risk Belirleme Testi, kandaki A Beta 42 proteininin seviyesinin belirlenmesini sağlıyor. Bu proteinin yüksek olması, kişinin hastalığa yakalanma olasılığıyla ilgili ciddi bilgiler veriyor. Ancak bu bir tarama testi değil, risk faktörü belirleme testi. Bu test sonucunda A Beta 42 proteini yüksek olan kişiler mutlaka Alzheimer’a yakalanacak anlamına geliyor.Testin yanı sıra uzman tarafından önerilebilecek olan MR, Pet-CT ve EEG gibi görüntüleme teknikleri ve nörolojik muayene ile unutkanlıkların, herkesin yaşadığı basit unutkanlıklar mı yoksa Alzheimer belirtisi mi olduğu anlaşılabiliyor.
Bu testi kimler yaptırmalı?
Hafif bilişsel bozukluk yaşayan kişiler Alzheimer Risk Belirleme Testi yaptırabilir. Bu gruptaki kişiler günlük yaşam aktivitelerini ve her tür sosyal ilişkilerini kolayca sürdüren ancak unutkanlık nedeniyle yoğun kaygı yaşayan kişilerdir. Unuttukları için aynı işi birden fazla yapmak ve halletmeleri gereken işleri sürekli not etmek ihtiyacı duyarlar.
Unutkanlığı olan herkes bu hastalığa yakalanmaz
Unutkanlık sadece yaşlıların sorunu değil. Günümüzde öğrencilerden her kademedeki çalışanlara kadar bu sorundan şikayetçi olmayan ve Alzheimer endişesi taşımayan kimse yok gibi. Bu durum başka bir soruyu da akla getiriyor: Bir kişinin Alzheimer’a yakalanma yaşı kaçtır ve hangi oranlarda bu hastalığa rastlanıyor ki, adından bile bu kadar korkar hale geldik. Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Türker Şahiner bu soruyu da şöyle cevaplıyor: “ Hastalık ileri yaşlarda daha çok görülür. 85 yaşında yüzde 40 -50 oranına (her 2 kişiden biri) dek varıyor. 65 yaşında görülme oranı yüzde 10 ( her 10 kişiden biri). Beyninde bahsettiğimiz mutasyona sahip olan ya da ailesinde çok sayıda Alzheimer hastası olan kişilerde ise 45-50 yaşlarında görmek mümkün. Daha erken yaşlardaki demansı Alzheimer dışındaki nedenlerde araştırmak gerekir. Bütün demanslar Alzheimer değildir. Damarsal nedenli, tümöre, travmaya ya da vitamin eksikliklerine bağlı demanslar olabilir.
Kadınları daha çok seviyor
Alzheimer, 3’ te 2 oranında kadınları daha fazla tercih ediyor. Her ne kadar bunun nedenleri henüz kanıtlamamış olsa da hormonal sebepler üzerinde duruluyor. Öte yandan aynı kalp gibi, beyinde de damarsal tıkanıklara neden olabilecek sigaranın, hatta stresin ve çevresel şartların da Alzheimer’a yakalanma sürecinde göz ardı edilmemesi gerekiyor.
Unutkanlığı unutmak için
Yaşınız kaç olursa olsun, unutkanlığı hayatınızdan çıkarmak için beyni çok çalıştırmak gerekiyor. Bunun için:
Spor yapın: Spor sadece vücut sağlığı için değil, beyin için de güçlü bir uyarıcı. Hem kanın ve oksijenin dolaşımını sağlıyor hem de beyin, spor esnasında kontrol ve dikkat mekanizmasını ayakta tutarak daha çok çalışıyor.
Emekli olup kenara çekilmeyin: Yapılan araştırmalar emeklilik sonrası birden bire her tür çalışmayı bir kenara bırakıp, hayattan elini ayağını çekenlerin Alzheimer ve diğer demans hastalıklarına daha çok ve daha çabuk yakalandığını ortaya çıkarıyor. Bu nedenle, emekli olsanız bile zihninizi emekli etmeyin. Emeklilikte de çalışmayı ve zevk aldığınız zihinsel aktiviteleri yapmayı bırakmayın.
Bulmaca çözün, çiçek ekin, dans edin: Hangisini severseniz sevin ama mutlaka bir hobiniz olsun, hatta birden fazla hobiniz olsun. Böylece beyin nöronlarına çok farklı uyaranlar göndermiş olup, beyninizi aktif tutabilirsiniz.
Alzheimer riski belirlendiğinde hastalık engellenebilecek mi?Alzheimer Risk Belirleme Testi, kişinin kan plazmasında A Beta 42 proteinine bakılarak yapılıyor. Bu proteinin yüksek olması kişinin Alzheimer’a yakalanma olasılığıyla ilgili ciddi bilgiler veriyor. Testin sonucu ve uzmanın önerebileceği diğer tetkikler sonucunda kişide Alzheimer riski çıktığında maalesef hastalığın önüne geçilemiyor. Ancak bazı koruyucu vitaminler, ilaçlar verilerek hastalığın daha geç yaşlarda ortaya çıkması ve daha hafif seyretmesi sağlanabiliyor. Böylece kişi, hastalığa karşı kendisini önceden hazırlayabiliyor.
Prof. Dr. Türker Şahiner
ASM Nöroloji Uzmanı