Son yıllarda Dünya nüfusunun genel sağlık düzeyinde önemli gelişmeler olmakla birlikte gerek ülkeler arasında gerekse aynı ülkenin farklı coğrafik bölgeleri arasında sağlıkta ve sağlık hizmetlerinin erişimdeki farklılıkların giderek arttığı görülmektedir. Sağlık ihtiyaçlarının ve kaynaklarının çeşitli olmasına rağmen, sağlık sistemlerinin temel amacı, mümkün olduğunca sağlık seviyesini optimize etmek ve bireyler ve gruplar arasındaki sağlık statü farklılığını en aza indirmektir.
Sağlık, sosyal ya da ekonomik koşulları sonucu özel gereksinimleri olan insanlar dışlanmaktan korunmalı ve uygun hizmete kolay ulaşmaları sağlanmalıdır. 2010 yılına kadar, bölgedeki insanlar, esnek ve duyarlı bir hastane sistemi ile desteklenen aile ve topluma dayalı temel sağlık hizmetlerine daha iyi ulaşabilmelidir. Gelişmişlik düzeyi ne olursa olsun bugün ulusal sağlık sistemlerinin giderek artan taleplerle, kaynak kısıtlılığı, eşitsizliklerle ve yeterli miktarda ve nitelikte bir sağlık insan gücü oluşturma gibi bir dizi zorluklarla başa çıkmaya ve bu yönde bir takım stratejiler geliştirmeye çalıştıkları gözlenmektedir. Yeni bir sistem tasarlanırken bir yandan gelişmiş Dünyanın felsefesi, diğer yandan ülkenin kendi kalkınma öncelikleri dikkate alınmalıdır.
Çağdaş sağlık sistemlerinin önde gelen amaçları arasında, birinci basamak sağlık hizmetlerine öncelik vererek, sağlık hizmetlerine ulaşılabilirliği ve bu hizmetlerden herkesin ihtiyacı oranında yararlanmasını sağlamak ve böylece kişilerin yaşam kalitelerini ve sağlık standartlarını yükseltmek yer almaktadır. Çağdaş bir sağlık sistemi, “Herkese, her zaman ve her yerde” sağlık hizmeti sunulmasını sağlamalıdır.
Gerçekçi olmayan veya yetersiz planlamaların yapılması, sistemin üretkenliğini azaltmakta,işleyişini ciddi olarak bozmakta, maliyeti arttırmakta, kaynakların dengesiz dağılımına neden olmaktadır. Tüm bunların sonucunda toplumun ihtiyaç duyduğu yerde, zamanda ve hak ettiği nitelikte sağlık hizmeti alması güçleşmektedir.
Dünyada ve ülkemizde bu güne kadar etkili ve rasyonel bir insangücü planlamasının yapıldığını söyleyebilmek pek te mümkün değildir.
Anne ve çocuk sağlığı açısından Dünyada örnek ülkelerden biri olan Finlandiya da dahi, kırsal kesimde (Lapland bölgesi) hekim çalıştırmakta zorlanılmakta, gelişmiş bölgelerde bekleme listeleri oluştuğu bilinmektedir.
Mevcut durumda birinci basamak sağlık hizmetinin verilmesinde aksamalar olmaktadır. Değişik faktörler etkili olmakla birlikte başlıca sebep, sağlık personeli dağılımındaki dengesizlik ve çalışan sağlık personelinin motivasyon eksikliğidir. Bu nedenle birinci basamak sağlık hizmetlerinin bu yerleşim birimlerinde daha etkili verilebilmesi için geliştirilmesi zorunlu hale gelmiştir.
Ülkelerin en az %90’ı, etkili ve maliyet-etkin sevk sistemleri ile ikinci ve üçüncü basamak hastane hizmetlerine sevk ve buradan geribildirimle hizmetin sürekliliğini sağlayan kapsamlı temel sağlık hizmetlerine ve entegre temel sağlık hizmetlerinde çalışan aile sağlığı hekimleri ve hemşirelere sahip olmalıdır.
Sağlıkta Dönüşüm Projesi kapsamında aile hekimliği uygulamasında hedef, birinci basamak sağlık hizmetlerinin güçlendirilmesi ve yeniden yapılandırılması yolu ile uzun vadede toplum sağlığını korumak ve geliştirmektir. Böylece, temel sağlık hizmetlerine ulaşılabilirliği artacak, tüm vatandaşların düzenli olarak sağlık hizmetlerinden yararlanmasını sağlanacak, temel sağlık göstergelerinde bölgesel ve kırsal-kentsel farklılıkları azaltmak mümkün olabilecektir.
Sağlıkta dönüşüm çerçevesinde yapılan son değişiklikler genelde olumlu olmakla birlikte mevcut sistemdeki sağlık kuruluşları arasında entegrasyon olmayışı ve sevk zincirini işletilememesi çeşitli problemlere sebep olmaktadır. Tanıtım, sevk zinciri, eğitim, işleyiş, insangücü planlaması ve ücretlendirme, kırsal bölgeler ve gezici sağlık hizmetleri, yardımcı sağlık personeli başta olmak üzere ilgili sorunlar mevcuttur. Birinci basamağın gelişimi için yeni gelişmekte olan aile hekimliği uygulaması hizmet entegrasyonun sağlanması ve sevk zincirinin tesisi açısından umut vermektedir. Pilot illerle uygulanmaya başlanan aile hekimliğinde başedimesi gereken zorlukların anlamlı bir sistemle gözlenmesi ve çözüm geliştirilmesi gerekmektedir.