Anadolu Sağlık Merkezi diş hekimlerinden Alper Çıldır ve Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Ayşe Sokullu, özellikle tatlı ve şeker tüketiminin arttığı Ramazan Bayramı yaklaşırken çocuk metabolizması ile ağız ve diş sağlığının korunması için önerilerde bulundu.
Çocukların ağız ve diş sağlığının korunmasında beslenme alışkanlıklarına dikkat edilmesi ve düzenli diş temizliği alışkanlığının kazandırılması en önemli noktaları oluşturuyor. Uzmanlar özellikle diş sağlığını tehdit eden tatlı ve şeker tüketiminin arttığı Ramazan Bayramı yaklaşırken konuya dikkat çekiyor. Diş hekimleri, şeker tüketimine karşı çıkmamakla birlikte, ağız ve diş sağlığının bütünlüğünün bozulmaması için şeker tüketimi sırasında ve sonrasında dikkat edilmesi gereken noktalara dikkat çekiyor.
Aşırı şeker ve tatlı tüketimi ağız ve diş sağlığını tehdit ettiği gibi sindirim bozuklukları ve ishale zaten fazla kilosu olan çocuklarda metabolizmanın kötü etkilenmesine ve şişmanlığın artmasına sebep olabiliyor. Fazla şeker tüketimi ile barsak hareketinin hızlanması sonucu ortaya çıkan ishal durumunda şekerin kesilmesi, yoğurt, pirinçli ve yağsız gıdalar ile patates tüketilmesinin tercih edilmesi yararlı oluyor. Obezite sınırında veya fazla kilolu olan çocuklarda bayramda artan tatlı ve şeker tüketimi varolan durumu kötüleştirebiliyor. Özellikle 0-12 yaş grubu bebek ve çocukları büyüme ve gelişime katkısı olmayan, boş kalori kaynağı şeker ve şekerli besinlerden uzak tutmak gerekiyor.
Anadolu Sağlık Merkezi diş hekimlerinden Dr. Alper Çıldır konuyla ilgili şu bilgileri verdi:
“Diş çürüğü oluşumunun ‘diş x bakteri (mikroorganizma) x karbonhidrat x süre = ÇÜRÜK’ gibi matematiksel bir formülü var. Bu faktörlerden birinin olmaması yani ‘0’ olması durumunda, çarpımın sonucu da “0” oluyor. Yani diş çürüğü gelişemiyor. Ağız ortamında bakterileri tamamen ortamdan uzaklaştırmak mümkün değil. Bebeklik döneminde dişler çıkmaya başlar başlamaz ağızda bakterilerin (mikroorganizmaların) kolonizasyonu da başlıyor. Dolayısıyla bu formülde ancak beslenme alışkanlıklarına yani tüketilen gıdanın şekline ve ağızda kalma süresine müdahale ederek çürük oluşumunu engelleyebiliyoruz. Bunun için de ya şeker, tatlı gibi çürük yapıcı gıdalardan mümkün olduğunca uzak durmamız ya da bunları tükettikten sonra en fazla 30 dakika içerisinde dişlerimizi etkili bir şekilde fırçalamamız gerekiyor. Bu sayede formüldeki iki önemli faktörden birini elimine etmiş oluyor ve diş çürüğü oluşumunu da engellemiş oluyoruz. “
Anadolu Sağlık Merkezi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Ayşe Sokullu da şunları söyledi:
Özellikle 0 -12 yaş grubu bebek ve çocukları büyüme ve gelişime katkısı olmayan, boş kalori kaynağı şeker ve şekerli besinlerden uzak tutmak gerekiyor. Bu tür besinler tüketildikten sonra diş temizliğine özen gösterilmeli. Fazla tüketilen şeker, ağızdaki ortamı asitleştirdiğinden diş çürüğü oluşumunu hızlandırıyor.
Bayram ziyaretlerinde tatlıdan hemen sonra havuç veya salatalık gibi az şekerli ve çok çiğnenmesi gereken gıdaların tüketilmesi, su içilmesi diş sağlığı açısından önerilebilir. Özellikle diş fırçalamanın hemen mümkün olmayacağı durumlarda bu gıdalardan ya da şekersiz sakızlardan diş temizliği için faydalanılabilir.
Şeker ve tatlı tüketimine engel olmak ya da her an dişleri fırçalamak pek mümkün olamayabiliyor. Bu durumlarda ve genel olarak ağız ve diş sağlığının korunması için Dr. Alper Çıldır şu önerilerde bulundu:
- Eğer şeker ve tatlılar dışarıda tüketilecekse hemen arkasından su içilmeli ya da şekersiz veya tatlandırıcılı (xylitollü) sakızlar çiğnenmeli.
- Su ve sakız dışında havuç gibi çok çiğnenmesi gereken sert, peynir gibi lifli gıdalar tükürük akışının artmasını ve asidik ortamın bazik ortama dönüşmesini sağlar.
- Şeker, çikolata ve tatlı gibi yiyecekler ağız ortamının asidik bir ortama dönüşmesine yol açar. Gün içerisinde sık aralıklarla şeker yenilmesi de ağzın sürekli asidik olmasına dolayısıyla dişlerde çürük oluşumu için çok uygun bir ortam oluşmasına neden olacaktır. Dolayısıyla bu tarz gıdaları mümkün olduğunca öğünlerden hemen sonra tüketmek daha doğru olur.
- Şeker ve tatlı yiyecekler içerisinde en riskli olanı lokum gibi yapışkanlı olanlarıdır. Çünkü bu tarz gıdaları suyla çalkalayarak dişler üzerinden uzaklaştırmak kolay olmaz. Hatta bazen dişleri fırçalamak bile yetmez. Diş aralarında kalan yapışkanlı gıdalar diş ipi kullanılarak uzaklaştırılabilir.
- Çocukların azı dişlerindeki girinti ve oluklar erişkinlerinkine oranla çok daha derindir. Dolayısıyla bu bölgeler daha zor temizleniyor. Özellikle lokum gibi yapışkanlı şekerlerden sonra diş fırçalanması sırasında ebeveynlerin çocuklarına mutlaka yardımcı olmaları, azı dişlerinin çiğneyici yüzeylerini kendilerinin fırçalamaları gerekiyor.
- Çocukların yanı sıra özellikle hareketli ya da sabit protez kullanan kişiler için de yapışkanlı şekerlerin tüketimi, protezlerin yerinden çıkmasına, kırılmasına ve fark edilmeden yutulmasına neden olabiliyor.
- Hamur işi ve sütlü tatlılar, kek ve kurabiyeler, dondurma ve meyve suları da çürük oluşumunda riskli gıdalar arasında yer alıyor. Bu gıdaların tüketiminden sonra da dikkatli olmak gerek