Üye Girişi | Üye Ol!
Anasayfa | Çocuk Sağlığı | Okul Öncesi Çocuk

Çocuklarda Şiddet

Okul öncesi dönemi olarak adlandırılan üç-altı yaş arası, çocukluğun en renkli ve hareketli dönemlerinden biridir. Bu dönemde, çocuk konuşkan, meraklı, öğrenmeye hevesli, girişken, daha sosyal ve sevimlidir.

Kategorisi: Okul Öncesi Çocuk
Bu içeriği paylaş : Share/Save/Bookmark

Kaynak: Anadolu Sağlık Merkezi
Tarih:28.10.2008 03:58


Anadolu Sağlık Merkezinden Psikolog Sevil Usanmaz, anaokulu çağındaki çocuklarda görülen şiddet eğiliminin nedenlerini ve bu çocuklara nasıl yaklaşılması gerektiğini anlattı:

Okul öncesi dönemi olarak adlandırılan üç-altı yaş arası, çocukluğun en renkli ve hareketli dönemlerinden biridir. Bu dönemde, çocuk konuşkan, meraklı, öğrenmeye hevesli, girişken, daha sosyal ve sevimlidir.

  Bu yaştaki çocuklarda yaşayarak öğrenmenin, deneme ve yanılmanın belirgin olduğunu görürüz. Her şeye bakar, ilgilenir, sorular sorar, dil gelişimi hızlı ve dili kullanımı daha iyidir, hikayeler anlatır veya hikayeler uydurabilir, kendisine uygun olsun ya da olmasın her şeyi denemek isteyebilir. Oyun oynamaktan, koşmak, zıplamak, atlamak vb. bedensel aktivitelerden çok hoşlanır, bisiklete binebilir, tırmanabilir. Rekabet-yarışma duygusu ortaya çıkar, yaşıtları veya biraz daha büyük çocuklarla rekabet davranışları, kıskançlıklar görülür. Anne-babanın beğenisini, takdirini kazanmak ve sevgisini görmek çok önemlidir. Bunu sıklıkla sorgulayabilir; Beğendin mi? Güzel olmuş mu? Anne beni seviyormusun? vb.

  Ben kavramının ortaya çıktığı ilk yıllarda çocuklarda negatif tutum ve davranışlara sıklıkla rastlanabilir. Çocuk, kendisi giyinmek, yemek yemek koşmak ve oynamak ister, engellendiğin de aşırı tepki, öfke, ağlama, tepinme, vurma, tekmeleme, istediği yapılmadığında eşyalara ya da kendine zarar verme gibi tepkisel saldırgan davranışlar gösterebilir. Okul öncesi dönemde büyüme ve gelişme ile birlikte bağımsızlığın artması, çocukların kendi bedenlerinin farkına varmaları özellikle erkek çocuklarının bedensel güçlerinin farkına varmaları, bunu kullanmalarına neden olur. Annesi-babası çocuk tepindiğinde onunla konuşmak, sorunu anlamak ve sakin olmak yerine, bağırıyor, çekiştiriyor hatta vuruyor ve sonunda istediğini yapmasına izin veriyorsa, çok değil iki-üç kez bunu denemişse olumsuz davranışı öğrenmiş ve saldırgan davranış pekişmiş oluyor. Çocuklar çok iyi gözlerler, hissederler ve öğrenme konusunda da bizden daha hızlıdırlar.

  Çocuk öğrenmesinde deneme- yanılma yolu ile öğrenme kadar önemli olan diğer bir unsur da taklitdir. Topu fırlatması isteniyorsa bardağı, oyuncağı da fırlatabilir. Özellikle çocuklar, anne-babalarının, yaşıtlarının, öğretmenlerinin davranışlarını sıklıkla taklit ederler. Çocuk somutta olduğu için neyi görüyorsa onu yapması beklenen bir durumdur, bir davranışı- bir insanı hatta hayvanları, çizgi film kahramanlarını rahatlıkla taklit edebilir. Kavramlar büyüme ve gelişme ile birlikte zamanla oluşacak, olgunluk kazanacaktır. Yetişkinler, gerek anlatarak ve gerekse göstererek olumlu davranışı öğretecekler ve bir davranışın şekillenmesinde ve benimsenmesinde model olacaklardır.

  Öfke doğuştan var olan bir duygu olarak kabul edilmektedir. Bebek davranışlarında emzirme geç kaldığında öfke tepkileri-ağlama, memeyi almama, meme başını ısırma görülebilir. Öfke ve saldırganlık, engellenme durumunda ortaya çıkar ve engellenme sürekli hale geldiğinde -iç ihtiyaçlar karşılanmadığında, emme ihtiyacı, sevgi ihtiyacı, öğrenme ihtiyacı, oyun ihtiyacı - pekişerek bir davranış biçimine dönüşebilir.

  Anne-baba tutumları, çocuğun davranışlarında psiko-sosyal gelişiminde önemli rol oynar. Olumsuz anne-baba tutumları içinde; reddedici, sürekli eleştirici, kayıtsız, otoriter ve baskıcı, dengesiz ve tutarsız, aşırı koruyucu, gevşek, mükemmeliyetçi tutumları sayabiliriz.Çocukların olumlu davranışlar geliştirmelerinde, olumlu, ılımlı, dengeli, sorun çözücü, kabul edici, anlayışlı, paylaşımcı, hoş görülü,ancak sınır ve kural koyan annebaba– öğretmen tutumları önemli rol oynamaktadır. Öfke duygusu ve saldırganlığın doğuştan geldiği ve iç güdüsel olduğu kabul görmekle birlikte, çocuklara olumlu davranışlar kazandırılarak öfkeyi kontrol etmesi, saldırgan davranışı durdurması gösterilerek, anlatılarak ve rol modeli olarak öğretilebilir.

  En ufak bir sorun karşısında bağıran, eşyaları fırlatan, kıran, vuran anne veya babaya sahip bir çocuğun örnek alacağı ve öğreneceği davranış ile sorunlar karşısında sakin, güvenli, çözüme yönelik davranan anne-babaya sahip çocuğun örnek alacağı ve öğreneceği davranış birbirinden çok farklı ve taban tabana zıt olacaktır.

  İç güdüsel olan bir duygu ve tepki bu noktada öğrenilmiş şiddete kolaylıkla dönüşebilecektir.Hangi davranışlar öğrenilmiş şiddet olarak tanımlanabilir? İki çocuk oynarken oyuncağı paylaşamama nedeniyle birbirlerini itmeleri, oyuncak kırılınca birinin diğerinin elini acıtması iç güdüsel saldırganlık olarak nitelendirilebilir.Ancak çocuk her defasında oyuncağı almak için vurma, itme, diğer çocuğun canını acıtma, ısırma, saç çekme, bağırma, tekmeleme davranışı gösteriyorsa buna öğrenilmiş saldırganlık–şiddet diyebiliriz. Saldırganlığın güçlenmesi çocuğun kendisine ve çevresine zarar vermesi ile sonuçlanır. Bir çocuğun hareketli olması, bazen yaramazlıklar yapması ya da ağlaması, oyuncağını kırması, arkadaşını itmesi onun saldırgan çocuk olduğu anlamına gelmez. Çocuğu saldırgan olarak tanımlamak için, bu davranışı sık sık tekrarlıyor olması ve zarar verme amacı taşıyor olması gerekir.Yani saldırgan–şiddete yönelik davranışta zarar verme niyeti önemlidir.

NEDENLER:

  Çocuğa aile içinde, çevrede veya okulda sözel ve fiziksel şiddet uygulanması

  Evde veya çevresinde saldırgan davranışlarda bulunan bir modelin olması

  Çocuğun sürekli baskı ve kısıtlamayla karşı karşıya kalması

   Konulan sınırlar ve kuralların yeterince anlatılmaması

   Çocuğa evde ya da okulda çift mesaj verilmesi - tutarlı,dengeli davranışı öğrenememesi

   İlgi ve sevgi eksikliği

   Çocuğun anne-babası ile sağlıklı özdeşim kuramaması

   Organik bir rahatsızlık

   Bedensel veya zihinsel engele sahip olma

   Çocuğun daha önce gösterdiği saldırgan davranışların ödüllendirilmiş olması

   Aşırı disiplin

   Televizyonda ya da bilgisayar programlarındaki şiddet içeren yayınlar

ÖNERİLER:

   Ev ve okul ortamında kesinlikle sözel ve fiziksel şiddetten kaçınmalı

   Çocuğun saldırgan davranışları cezalandırıldığı veya dayakla durdurulmaya çalışıldığında bu, saldırganlık örneği olmaktan başka bir işe yaramaz

   Saldırgan davranışlar konuşulmalı, sonuçlarının neler olabileceği anlatılmalı, aynı durumla karşılaşsa neler hissedeceği üzerinde durulmalı

   Çocuğa duygu ve düşüncelerini anlatma olanağı ve sabrı gösterilmeli

   İki çocuk arasında oyun esnasında olabilecek tepkisel davranışlarda, taraf tutulmamalı daha iyi, olumlu ve paylaşımcı nasıl oynayacakları konusunda yardımcı olmalı

   Saldırgan  davranış  karşısında  davranış  durdurulmalı  asla  ödül  niteliği  taşıyan  tavizler verilmemeli

   Saldırgan davranışın altında yatan temel nedenlerin neler olabileceği araştırılmalı

   Yargılayıcı, mükemmelliyetçi tutumdan kaçınılmalı


 

 

 

 

 


Saldırgan çocuklar, sporla ilgili faaliyetlere, okul takımı, yüzme, halk oyunları, kültürel

etkinlikler, drama, santraç, gezi, fotoğrafçılık gibi etkinliklere yönlendirilmeli

Evde ve okulda yapabileceği yaşına uygun görev ve sorumluluklar verilmeli

Saldırganlık sonunda eşyaya verdiği zararı harçlıklarını biriktirerek     karşılaması teşvik

edilmeli

Çocuğun sorununu ve öfkesini saldırgan davranışlara başvurmadan ifade etmesi teşvik

edilmeli bunu yaptığında sözel ve duygusal olarak takdir edilmeli

Çocuğun olumsuz  ya da saldırgan davranışlarından sonra özür dilemesi sağlanmalı,özellikle

bunun için rol modeli olmalı ve özür dilediğinde takdir edilmeli

Çocuğun olumsuz duygularını, öfkesini resim yaparak ifade etmesi sağlanmalı, resimleri

anlattırılmalı

Çocuğun  saldırgan   davranışlarında   yetişkinlere   düşen   en   önemli   görev   sakin  olmak,

dinlemek, anlatmak, yol göstermek ve model olmak ve en önemlisi sevgi dilini, sözel ve

bedensel olarak mutlaka kullanmak ve olumlu davranışı takdir ve teşvik etmektir.


 



İçerik Öner - Sağlık 365



İlgili Sağlık Konuları
İlgilendiğim Konulara Ekle -Sağlık 365Çocuk Sağlığı
İlgilendiği Konulara Ekle -Sağlık 365Eğitim
Ruh Sağlığı

Diğer Haberler İlgili Konular
Çocuklarda okul korkusu
Çocukla oynamak zihin geliştiriyor
Kadınlar daha takıntılı
Uzmanlar uyardı
Cep telefonlarından uzak durun
Uygulamalar Tümü
Bebeğimi Bekliyorum-BetaBebeğimi Bekliyorum-Beta
Stres YönetimiStres Yönetimi
Çocuğum BüyüyorÇocuğum Büyüyor

Uzmanlarımız Tümü
Dr. Aynur Toksun Dr. Aynur Toksun
Pratisyen
Dr. Dilek Tekiner Dr. Dilek Tekiner
Pratisyen
Uzm. Dr. A.serdar Armağan Uzm. Dr. A.serdar Armağan
Nöroşirürji    

Gruplar Tümü
Anneyiz Biz Anneyiz Biz
Bunalımdayım Bunalımdayım
BABAYIZ BİZ BABAYIZ BİZ
Sağlık 365 Aile Hekimliği EnstütüsüSağlık 365 Akademik Geriatri DerneğiSağlık 365 Allen CarrSağlık 365 Anadolu HastanesiSağlık 365 DataportSağlık 365 Dünyagöz HastanesiSağlık 365 Eczacıbaşı Evde BakımSağlık 365 Este 7 Estetik BirimiSağlık 365 Güneş Tıp KitabeviSağlık 365 Hacettep ÜniversitesiSağlık 365 Ilaç Endüstrisi İş Verenler SendikasıSağlık 365 Infinity TeknologySağlık 365 IntelSağlık 365 Madalyon Psikiyatri MerkeziSağlık 365 Medical ParkSağlık 365 MedyaSoftSağlık 365 Memorial Sağlık GrubuSağlık 365 PancomSağlık 365 PromedSağlık 365 RNASağlık 365 RdayolojiOnlineSağlık 365 SEISSağlık 365 SIEMENSSağlık 365 Sağlıklı Yaşam DergisiSağlık 365 Siemens AkademiSağlık 365 Sirius BilişimSağlık 365 Sports InternatioanlSağlık 365 T.C Yeditepe ÜniversitesiSağlık 365 The LifeCoSağlık 365 Türk Kalp VkfıSağlık 365 Türkiye Halk Sağlığı KurumuSağlık 365 Uzman TVSağlık 365 Yeditepe Üniversitesi Göz HastalıklarıSağlık 365 Yeditepe Üniversitesi Hastanesi
Saglik365 sitesinin içerik ve platform yönetimi Done İletişim ve Bilgi Sistemleri A.Ş. tarafından yürütülmektedir

Ana Sayfa | Sağlığım | Hakkımızda | Üye Girişi | SSS
Bu site en iyi 1024x768 veya üstü çözünürlükte ve Internet Explorer 7.0 Tarayıcı ile izlenebilir