Üye Girişi | Üye Ol!
Anasayfa | Kadın Sağlığı

Meme kanseri riskinin işaretleri

Uzmanlara göre erken adet yaşı ve geç menopoz, doğum yapmamak veya 30 yaş sonrası ilk doğum, emzirmeme veya az emzirme ve aile öyküsü meme kanseri görülme riskini 2-3 kat artırıyor.

Kategorisi: Kadın Sağlığı
Bu içeriği paylaş : Share/Save/Bookmark

Kaynak: AA
Tarih:14.11.2011 10:41


ANKARA (A.A) - Uzmanlara göre erken adet yaşı ve geç menopoz, doğum yapmamak veya ilk doğum yaşının 30'dan büyük olması, emzirmeme veya az emzirme ve aile öyküsü meme kanseri görülme riskini 2-3 kat artırıyor.

Medicana International Ankara Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Opr. Dr. Jehat Kutlay, AA muhabirine yaptığı açıklamada, dünyada her yıl bir milyondan fazla yeni meme kanseri olgusu saptandığını söyledi. Beklenen yaşam süresinin uzaması, yaşam tarzı değişikliği ve diğer hastalıkların tedavisindeki gelişmeler nedeniyle meme kanseri görülme sıklığının giderek arttığını anlatan Kutlay, 50 yaşında ise her 50 kadında 1'e ulaştığını belirtti.

Meme kanserine erkeklerde de rastlandığını, ancak hastalığın kadınlarda görülme sıklığının erkeklere göre 100 kat daha fazla olduğunu ifade eden Kutlay, ''Yaşam boyunca her bin erkekten birinde meme kanseri görülür. Son yapılan araştırmalarda erkeklerde saptanan meme kanserinin aynı evredeki kadın meme kanser olgularıyla benzer seyir gösterdiği saptanmıştır'' dedi.

Meme kanserine 50 yaş üstündeki kadınlarda daha sık rastlandığını belirten Kutlay, şu bilgileri verdi:

''Erken adet yaşı ve geç menopoz, doğum yapmamış olma veya 30 yaş sonrası ilk doğum, emzirmeme veya az emzirme, anne ve kız kardeş gibi birinci derece akrabalarda meme kanseri olması, riski 2-3 kat artırıyor. 30 yaşından önce radyasyona maruz kalma, genetik faktörler, diğer memedeki kanser, uzun süreli doğum kontrol ilacı veya menopoz sonrası hormon kullanımı, sigara, alkol, hareketsiz yaşam ve menopoz sonrası obezite de risk faktörleri arasındadır.''

 -Belirtileri-

 Kadınların ilk fark ettikleri belirtinin, memede çevre dokudan farklı ele gelen sertlik olduğunu, tüm meme kanserlerinin yaklaşık yüzde 80'inde tanının, kitlenin hasta tarafından fark edilmesinden sonra hekime başvurmasıyla konulduğunu bildiren Opr. Dr. Jehat Kutlay, ''Ayrıca meme boyut ve konturlarında değişiklik, meme derisinde çöküntü, meme başının içeri çekilmesi, kendiliğinden tek taraflı meme başı akıntısı meme kanseri olasılığını akla getirmeli ve genel cerrahi uzmanı tarafından değerlendirilmelidir'' şeklinde konuştu.

Meme kanseri tanısının, genel cerrahi uzmanınca yapılacak klinik meme muayenesi, mamografi ve ultrasonografi gibi görüntüleme yöntemleri ve takiben meme biyopsisi yardımıyla konduğunu anlatan Kutlay, şunları kaydetti:

''Günümüzde meme kanseri tanısı erken evrede, kitle henüz elle muayenede fark edilmeyecek kadar küçük boyutlardayken mamografi olmak üzere, ultrasonografi ve gerektiğinde manyetik rezonans (MR) görüntüleme yöntemleri yardımıyla saptanıp yüzde yüze varan sağ kalım oranları yakalanabilmekte. Ancak meme kanseri olgularının yüzde 15'inde mamografinin yanıltıcı olabileceği unutulmamalıdır. Erkekler de kendilerini elle muayene edebilirler. Muayene esnasında meme yapılarında herhangi bir farklı bulgu ortaya çıktığında ihmal etmeden genel cerrahi uzmanınca değerlendirilmelidir.''

Hastalığın cerrahi tedavisinde, organ kaybına yol açmaksızın, meme koruyucu cerrahi ya da deri/meme başını koruyan, memenin bir bölümünün çıkarıldığı ameliyatlar ile eş zamanlı onarıcı operasyonların mümkün olduğunu dile getiren Kutlay, şunları belirtti:

''Meme koruyucu cerrahi, klasik meme çıkarma ameliyatı ile karşılaştırıldığında sağ kalım oranı açısından fark yoktur. Tümör tip, boyut, evre ve yerleşim yeri uygun hastalarda meme koruyucu cerrahi ile sadece tümörlü bölge geride kitle kalmayacak biçimde çıkarılmakta ve kozmetik olarak şekil bozukluğu oluşmamaktadır. Tümör boyutu daha büyük olup uygun yerleşimli hastalarda ise meme derisi korunarak doku çıkarılmakta, eş zamanlı olarak meme onarılmakta, hasta, operasyon sonrasında kozmetik açıdan kalıcı şekil bozukluğu olmaksızın yaşamına devam edebilmektedir.''

 -''Estetik açıdan problem kalmıyor''-

 Medicana International Ankara Hastanesi plastik, rekonstrüktif ve estetik cerrahi uzmanı Opr. Dr. H. Yücel Demir ise meme kanseri cerrahisi sonrası organ kaybıyla yaşanan psikolojik problemler, meme yokluğuna bağlı estetik görünüm bozukluğu, uzun dönemde iki meme arasında ortaya çıkan asimetri ve duruş bozukluğunun yeni arayışları gündeme getirdiğini belirtti.

Uygun vakalarda meme/deri koruyucu cerrahi yapılmasını takiben aynı seansta memenin yeniden oluşturulmasının mümkün olduğunu anlatan Demir, ''Bütün yöntemlerin farklı avantajları olmakla beraber meme/deri koruyucu cerrahide, meme protezleri ile onarımı sağlamak pek çok açıdan yararlı bir çözümdür'' dedi.

Daha önce memesinin tamamı alınan, tedavi süreçleri tamamlanan hastaların da yeniden meme sahibi olabildiklerini belirten Medicana International Ankara Hastanesi plastik, rekonstrüktif ve estetik cerrahi uzmanı Opr. Dr. H. Yücel Demir, hastaların bu konuda hekimiyle birlikte karar vermelerinde fayda olduğunu söyledi.

Memesinin tamamı alınan hastalarda kullanılan protezlerde zamanla değişiklikler yapılabildiğini bildiren Demir, ''Hastanın talebi hekimin de önerisi doğrultusunda meme başının yeniden yapılması, diğer memenin eşitlenmesi işlemlerine geçilebilir. Bu tür operasyonlar meme kanseri takip incelemeleri için engel değildir'' şeklinde konuştu.



İçerik Öner - Sağlık 365



İlgili Sağlık Konuları
İlgilendiğim Konulara Ekle -Sağlık 365Kadın Sağlığı
İlgilendiğim Konulara Ekle -Sağlık 365Kadın Doğum
İlgilendiğim Konulara Ekle -Sağlık 365Sağlık Haberleri
İlgilendiği Konulara Ekle -Sağlık 365Hamile
İlgilendiği Konulara Ekle -Sağlık 365Kanser
İlgilendiği Konulara Ekle -Sağlık 365Hamilelik ve Doğum
Meme Kanseri
Emzirme
Emziren Anne

Diğer Haberler İlgili Konular
Depresyonun ilacı aktif yaşam
Varis çorabı giymeden seyahate çıkmayın
Kahve kadınlara iyi geliyor
Kadınlar daha takıntılı
Uzmanlar uyardı
Yapay diş kökü artık Türkiye'de
Uygulamalar Tümü
Bebeğimi Bekliyorum-BetaBebeğimi Bekliyorum-Beta
Anne Olmak İstiyorumAnne Olmak İstiyorum
Çocuğum BüyüyorÇocuğum Büyüyor

Uzmanlarımız Tümü
Uzm. Dr. Arzu Çabuk Dökmeci Uzm. Dr. Arzu Çabuk Dökmeci
Kadın Hastalıkları ve Doğum    
Uzm. Dr. M. Turgay Köse Uzm. Dr. M. Turgay Köse
Beslenme ve Diyetetik
Dr. M. Ali Bakır Dr. M. Ali Bakır
Algoloji       

Gruplar Tümü
Kanserimle Başediyorum Kanserimle Başediyorum
Bebek Bekliyoruz Bebek Bekliyoruz
Hasta Yakınları Hasta Yakınları
Sağlık 365 PancomSağlık 365 PromedSağlık 365 RNASağlık 365 RdayolojiOnlineSağlık 365 SEISSağlık 365 SIEMENSSağlık 365 Sağlıklı Yaşam DergisiSağlık 365 Siemens AkademiSağlık 365 Sirius BilişimSağlık 365 Sports InternatioanlSağlık 365 T.C Yeditepe ÜniversitesiSağlık 365 The LifeCoSağlık 365 Türk Kalp VkfıSağlık 365 Türkiye Halk Sağlığı KurumuSağlık 365 Uzman TVSağlık 365 Yeditepe Üniversitesi Göz HastalıklarıSağlık 365 Yeditepe Üniversitesi HastanesiSağlık 365 Aile Hekimliği EnstütüsüSağlık 365 Akademik Geriatri DerneğiSağlık 365 Allen CarrSağlık 365 Anadolu HastanesiSağlık 365 DataportSağlık 365 Dünyagöz HastanesiSağlık 365 Eczacıbaşı Evde BakımSağlık 365 Este 7 Estetik BirimiSağlık 365 Güneş Tıp KitabeviSağlık 365 Hacettep ÜniversitesiSağlık 365 Ilaç Endüstrisi İş Verenler SendikasıSağlık 365 Infinity TeknologySağlık 365 IntelSağlık 365 Madalyon Psikiyatri MerkeziSağlık 365 Medical ParkSağlık 365 MedyaSoftSağlık 365 Memorial Sağlık Grubu
Saglik365 sitesinin içerik ve platform yönetimi Done İletişim ve Bilgi Sistemleri A.Ş. tarafından yürütülmektedir

Ana Sayfa | Sağlığım | Hakkımızda | Üye Girişi | SSS
Bu site en iyi 1024x768 veya üstü çözünürlükte ve Internet Explorer 7.0 Tarayıcı ile izlenebilir