ANKARA - Kadın Hastalıkları-Doğum Uzmanı Operatör Dr. Osman Denizhan Özgün, kısırlık tedavisinde mikroenjeksiyon başta olmak üzere çok çeşitli yardımcı üreme tekniği kullanıldığını söyledi.
Yardımcı üreme teknikleri içerisinde en sık mikroenjeksiyon yönteminin kullanıldığını ifade eden Özgün, bu yöntemde kadından yumurta, erkekten de sperm alınarak, bunların laboratuvar ortamında birleştirildiğini ve işlemin 3-5. gününde kaliteli olanların belirlenerek anne rahmine konulduğunu anlattı.
Özgün, geçtiğimiz Mart ayında yeniden düzenlenen Üremeye Yardımcı Tedavi Merkezleri Yönetmeliği ile embriyo transferine sınırlama getirildiğini ve ilk uygulamada transfer sayısının "tek"e indirildiği anımsattı. Önceden en fazla üç yumurta transferine izin verildiğini belirten Özgün, düzenlemeden önceki uygulamada yüzde 55-60 oranında bir gebelik oranına sahip olduklarını söyledi.
Birden fazla embriyo transferinde gebelik oranının beklendiği kadar yüksek olmadığını ifade eden Özgün, hatta bir ve iki embriyo transferinde gebelik sonuçlarının aynı olduğunu kaydetti.
Düzenlemeden önce birden fazla embriyo transferi yapıldığında "yüzde 60 tek, yüzde 35 ikiz ve yüzde 5 de üçüz ya da dördüz gebelik" elde edildiğini ifade eden Özgün, "Çoğul gebeliklere bağlı erken doğum riskinde, bebeğin kaybedilmesi söz konusu olabiliyor, ölüm olmasa bile bebekte kalıcı hasar görülebiliyordu" dedi.
Özgün, "Yeni düzenlemeyle transfer edilen embriyo sayısı azaltılmasına rağmen, gebelik ve sağlıklı bebek oranlarında bir düşüş olmadı. Kaliteli embriyo bulunduğunda yaklaşık yüzde 50 gebelik şansı doğuyor. Önemli olan kaç embriyonun transfer edildiği değil, transfer edilen embriyonun kaliteli olması" diye konuştu.