LİZBON/ANKARA - Yaklaşık 17 bin bilim insanının Portekiz'in Lizbon kentinde biraraya geldiği 47. Avrupa Diyabet Kongresi'nde, ''Tip-2 Diyabette Yaşam Kalitesi ve Tedaviden Memnuniyet Panorama (European Diabetes Survey) Çalışması''nın sonuçları açıklandı.
Türkiye'de yapılan gözlemsel, çok merkezli çalışmaya 40 yaş ve üzerinde, en az bir yıl diyabeti olan ve son üç aydır diyet, oral antibiyatikler veya insülinli tedavi edilen 600 tip-2 diyabet hastası katıldı.
Randomize olarak seçilen hastaların HbA1c düzeyleri ölçüldü. Türkiye çalışmasında, yaşam kalitesini ve tedaviden memnuniyet düzeyini değerlendirmek üzere Diyabete Bağlı Yaşam Kalitesi, 5 Boyutlu Avrupa Yaşam Kalitesi, Diyabet Tedavisi Memnuniyet Anketi, Hipoglisemi Korku Anketi endişe alt ölçeği kullanıldı. Hastalara ilişkin diğer bilgiler görüşme esnasında 24 aya kadar geriye dönük olarak toplandı. Ayrıca hekimlerin hastanın memnuniyetini algılayış düzeyleri ve glisemik kontrol durumu hakkında görüşleri sorgulandı.
Çalışmaya, 26'sı aile hekimi veya pratisyen hekimden toplamda 52 hekim katıldı. Ortalama yaşı 58.8 olan 600 hastanın yüzde 56.3'nü kadın hastalar oluşturdu. Hastaların diyabetle geçirdikleri süre 9.1 yıl olarak belirtilirken, hastaların yüzde 46.7'sini obez, yüzde 78.5'ini hipertansif kişiler oluşturdu. Hastaların yüzde 52.2'sinde mikrovasküler, yüzde 23.2'sinde makrovasküler komplikasyonlar belirlendi.
Çalışmanın Türkiye ayağında elde edilen sonuçlarda tip-2 diyabet hastalarının yaşam kalitesi üzerinde ''negatif'' etkili olduğu ortaya kondu. Çalışmada, öne çıkan sonuçlar şöyle:
''Tip-2 diyabet hastalarının aldıkları tedavilerden memnuniyet düzeyleri, ortalamanın üzerinde.
HbA1c düzeyleri, yeterli glisemik kontrolün sağlanamadığını gösteriyor.
Bu sonuçlar, tip-2 diyabetin daha iyi yönetilebilmesine ilişkin farkındalık düzeyini artıracak müdahalelere ihtiyaç duyulduğunu düşündürüyor.''