ANKARA - Genellikle inşaat sektöründe kullanılan ''asbest''e maruziyet ile yeraltı ve yerüstü sulardan yayılan, çevresel radyoaktiviteye en önemli kaynak olduğunu kabul edilen doğal gaz türü ''radon'', akciğer kanserinde tütünden sonra en önemli etkenler olarak gösteriliyor.
Türk Kanser Araştırma ve Savaş Kurumu Başkanı Prof. Dr. Tezer Kutluk, her yıl 12.7 milyondan fazla kişiye kanser tanısı konulduğunu ve 7.6 milyon kişinin bu hastalıktan dolayı yaşamını yitirdiğini söyledi.
Önlem alınmadığı takdirde 2030 yılında dünya üzerinde 26 milyon yeni kanser vakası olacağının ve 17 milyon kanser kaynaklı ölüm gerçekleşeceğinin öngörüldüğünü vurgulayan Kutluk, en büyük artışın düşük ve orta gelirli ülkelerde görüleceğini belirtti.
Kutluk, kanserin AIDS, sıtma ve verem gibi hastalıkların toplamından daha fazla insan ölümüne neden olduğunu vurgulayarak, kanserin yüzde 30-40 oranında önlenebildiğine ve var olan kanser vakalarının üçte birinin erken teşhis ve tedavi ile iyileştirilebildiğine dikkati çekti.
Kanserin, riski çok basit önlemlerle ciddi oranda azaltılabildiğini dile getiren Kutluk, '' Sigara ve pasif içicilikten uzak durma, alkol tüketimini sınırlandırma, aşırı güneşten kaçınma, düzenli fiziksel aktivite, sağlıklı beslenme, ideal vücut ağırlığını korumak, kansere neden olan enfeksiyonlara karşı korunma temel önlemler arasında yer alıyor'' diye konuştu.
-ASBEST MARUZİYETİ İLE KANBER İLİŞKİSİ-
Çeşitli çevresel faktörler insan sağlığı için ciddi bir risk oluşturabiliyor. Belli çevresel ve mesleksel kirleticilere maruz kalınmasının kansere yakalanma riskini artırdığını gösteren çok sayıda kanıt bulunuyor.
Çevresel faktörler içinde içme suyunun kirlenmesi önemli yer tutuyor.
Yaşamın sürdürülebilmesi için gerekli olan sudaki düşük kalite, insan sağlığı için büyük tehdit oluşturuyor. 2004 yılı verilerine göre, ishalli hastalıklar her yıl tek başına 1.8 milyon ölüm vakasından sorumlu tutuluyor. Çeşitli mikrobiyal, kimyasal ve radyolojik faktörler (radon gibi doğal radyonüklidler) su kalitesinin düşmesinde rol oynuyor.
Hava kirliliği de her yıl dünya çapında tahmini 3,1 milyon ölüm olayından sorumlu gösteriliyor. Hava kirletici etmenler ile solunum yolu enfeksiyonları, kalp damar hastalıkları, akciğer kanseri ve diğer başka hastalıklar arasında bağlantı bulunuyor.
Kimyasal maddeler içinde asbest maruziyeti, çoğunlukla çalışma ortamında bulunan asbest liflerinin solunması yoluyla gerçekleşiyor. Ama aynı zamanda asbest içeren binalarda ve evlerde, asbest fabrikalarınında asbestli havanın solunması ile de maruziyet oluyor. Bugün, dünya üzerinde yaklaşık 125 milyon kişi, iş yerlerinde asbeste maruz kalıyor.
Asbest solunması akciğer kanseri, mezotelyoma, gırtlak, yumurtalık kanserlerine ve asbestosis'e (akciğer fibrozis) neden oluyor.
2004 yılında, iş yerinde maruz kalınan asbest ile ilişkili akciğer kanseri, mezotelyoma ve asbetosis hastalıklarından 107 bini ölümle sonuçlandı. Bunun yanı sıra mesleki maruziyet dışında asbestle ilgili her yıl birkaç bin ölüm vakası gerçekleşiyor.
-''RADON, AKCİĞER KANSERİNİN İKİNCİ ÖNDE GELEN NEDENİ''-
Dioksin ve dioksin benzeri maddeleri, insanın gelişimsel ve nörogelişimsel, tiroid ve steroid hormonları ile üreme gibi pek çok vücut fonksiyonu üzerinde birtakım toksik etkilerine neden oluyor.
Iyonlaştırıcı radon radyasyonu hakkında da Prof. Dr. Kutluk'un verdiği bilgiye göre, radon, yeraltı ve yerüstü sulardan yayılan, çevresel radyoaktiviteye en önemli kaynak olduğunu kabul edilen bir doğal gaz türü.
Açık havada genellikle oldukça düşük konsantrasyonda bulunurken, evlerde daha yüksek düzeylere ulaşabiliyor. Radon maruziyeti, sigaradan sonra akciğer kanserinin ikinci önde gelen nedeni olarak gösteriliyor. ABD'de, yıllık toplam 160 bini bulan akciğer kanseri ölümlerinden yaklaşık 21 bini radon radyasyonu ile ilişkili olduğu belirtiliyor.