Üye Girişi | Üye Ol!
Anasayfa | Çocuk Sağlığı | Çocuk 6+ Yaş

Kaygı okul fobisine dönüşmesin

Uzmanlar, okul fobisinin en fazla okulların açılmasından sonraki 2-3 hafta içinde kendini gösterdiğini bildirdi.

Kategorisi: Çocuk 6+ Yaş
Bu içeriği paylaş : Share/Save/Bookmark

Kaynak: AA
Tarih:24.10.2010 11:06


ANKARA - Gazi Üniversitesi (GÜ) Tıp Fakültesi Çocuk Psikiyatri Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Yasemen Işık Taner, çocukların her zaman ebeveynlerinin duygu ve düşüncelerini hissettiğini vurgulayarak, ''Çocuğunuzun okula başlaması, yaşamındaki en önemli dönüm noktası olarak görülmemeli, ancak çok önemli bir adım olduğu da gözden kaçırılmamalı'' dedi.

Taner, ilköğretimde çocuğun bilmediği ve yeni girdiği bir dünyayla karşılaştığı için endişe yaşayabildiğini ifade ederek, şunları kaydetti:

''Çünkü çocuk için olayın yönü eğitim ve öğretimden ziyade, yeni insanlara, yeni bir sosyal çevreye ve sınıfa alışmaktır. Daha önce kreş ya da anaokuluna gitse bile ilköğretim daha farklıdır. Ruhsal gelişimi gereği aklı daha oyunda olan çocuk için ilköğretim 'okul' demektir. Dışarıda oynamak yerine, 40 dakika kıpırdamadan günde en az 4-5 saat ders dinlemesi, ev ödevi yapması, yeni şeyler öğrenmek zorunda olması demektir. 6 yaşındaki bir çocuk içinse tüm bunlar kaygı vericidir.

Çocuktaki kaygının okul fobisine dönüşmemesi için kaygının giderilmesi, kaygının anne baba tarafından artırılmaması gerekir.''

Son iki yıldır uygulanan ilköğretime uyum programı çerçevesinde çocukların öğretime başlanmadan bir süre önce anne babaları ile okula gittiğini, bunun çocuk için çok olumlu olduğunu dile getiren Taner, ilk haftalarda çevreye uyumda çok sıkıntı yaşanmadığını belirtti.

Taner, okulların açılmasından yaklaşık birkaç gün içinde uyum sorunlarının ortaya çıkmaya başladığını ifade ederek, ''Okul fobisi, en fazla okulların açılmasından sonraki 2-3 hafta içinde kendini gösteriyor. Ayrılma kaygısına bağlı okul korkusu (okul reddi) tanısı konulabilmesi için yoğun kaygının en az 4 hafta devam etmesi gerekiyor'' diye konuştu.

Okul reddinin altında yatan birçok sebep olduğunu belirten Taner, çocuğun öğretmeni, arkadaşları ile uyum sorunun ve ders başarısının, dışarıda olumsuz bir arkadaş gurubunun olması, internet bağımlılığı, alkol-madde kullanımı gibi faktörlerinden de çocuğun okuldan uzaklaşmasına yol açabileceğini vurguladı.

-AYRILMA KAYGISI BOZUKLUĞUNA DİKKAT-

Çocukların okula gitmek istememelerinde ''ayrılma kaygısı bozukluğu''nun yattığına dikkati çeken Taner'in verdiği bilgiye göre, ayrılma kaygısı bozukluğu yaşayan çocuklar, şu davranış biçimlerini sergiliyor:

''Ayrılma kaygısı bozukluğu geliştiğinde kendine yakın gördüğü, bağlandığı kişilerden ayrılığında ya da böyle bir ayrılık beklendiğinde mutsuz, keyifsiz oluyor. Sık sık ağlıyor, sabırsız ve çabuk sinirleniyor, anneye babaya yapışıyor, okula gitme zamanı geldiğinde karın ağrısı, mide bulantısı, baş ağrısı gibi şikayetleri ortaya çıkıyor. Gece kabuslar görüyor, daha önce çok yanında biri olmadan ev içinde başka bir odaya gidebilirken, artık bunu yapamıyor. Daha önce var olmayan yeni korkuları başlıyor, huysuzluklar edinebiliyor, oyun arkadaşlarının yanına gitmek isterken anneyi çağırıyor, anne baba olmadan oyun oynamaktan dahi kaçınıyor. Bu bozukluğun bir uzantısı olarak kimi çocuklar, okula başladıklarında benzer davranışları sergiliyor ve okula gitmemek için ciddi direnç gösteriyor.''

Ayrılma kaygısı bozukluğu, okul öncesinde, kreş döneminde de kendini gösteriyor. Kreşe başladıktan 3-4 ay sonra çocuğun hala isteksiz davranması ve gitmek istememesi, ayrılma kaygısının olduğunu gösteriyor. Bu tür durumlarda, ailelerin çocukları ''alışamadıkları'' gerekçesiyle geri almaması öneriliyor. Çünkü, ilköğretimde sorun yaşayan çocukların daha önceki öykülerinde sıklıkla kreş ya da anaokuluna gönderip, geri alma hikayesi bulunuyor. İlkokulda da çocuğu okuldan geri alma söz konusu olmadığından çocukta ve ailede kaygı ve stres daha çok artıyor.

Okul öncesinde çocuğun devam ettiği kreş ya da anaokuluna uyumsuzluk gösterdiğinde, kararlı bir şekilde devam etmesi gerekiyor.''

-OKULA KADEMELİ SAATLERDE GÖNDERİLMELİ-

Çocukların yaşadığı kaygının aile tarafından destek bulmaması gerekiyor. Bunun için anne ya da babanın, çocuklarından ayrılırken uzun uzun sarılmaması, dönüp dönüp arkaya bakmaması, çocukla birlikte ağlamaması tavsiye ediliyor. Bu gibi durumlarda, çocuğun ayrılmakta zorlandığı kişi anne ise, o zaman çocuğu okula babanın bırakması öneriliyor.

Kaygının aşırı olması halinde ise okul yönetimiyle de görüşülerek, çocuğun kademeli saatlerle okula gönderilmesi isteniyor. Annenin, ilk günlerde sınıfta, ardından sınıf dışında oturarak çocuğunu beklemesi, kaygının azalmasına yardımcı oluyor. Anne ya da babanın mutlaka, ''Seni dışarıda bekliyor olacağım, ''Son dersten sonra hemen kapının dışında seni bekleyeceğim', ya da ''Öğretmenine sor, saat 16.00'da ben dışarda olacağım'' diye sözler verdiğinde, kesinlikle bunların dışına çıkılmaması gerekiyor. Çocuğun anne babasının verdiği sözde durmadığını gördüğünde güveni sarsılıyor ve kaygısı daha çok artıyor.

Kademeli alıştırma metoduna rağmen, çocuğun okul reddi halinde ise bir çocuk psikiyatri uzmanına başvurulması tavsiye ediliyor.

Anne babaların, çocuğun okula devamını sağlayabilmek için çeşitli ödüllendirmelerden de kaçınılması isteniyor.

Okula gitmenin bir sorumluluk ve zorunluluk olduğunun, bunun ödülle teşviklendirilecek bir şey olmadığının çocuğa anlatılması gerekiyor.

Ödülün, örneğin, okul başarısını gösteren takdir belgesi ya da bir yarışmada ödül alması halinde verilebileceği vurgulanıyor.



İçerik Öner - Sağlık 365



İlgili Sağlık Konuları
İlgilendiğim Konulara Ekle -Sağlık 365Çocuk Sağlığı
İlgilendiği Konulara Ekle -Sağlık 365Eğitim
Okul Reddi

Diğer Haberler İlgili Konular
Sünnet kaç yaşında yapılmalı?
Çocuklarda bel ve sırt ağrıları
"Mini mini birler"e yeni aşı
Uzmanlar uyardı
Cep telefonlarından uzak durun
Çok sıcak yemekte mide kanseri riski
Uygulamalar Tümü
Bebeğimi Bekliyorum-BetaBebeğimi Bekliyorum-Beta
Çocuğum BüyüyorÇocuğum Büyüyor
Anne Olmak İstiyorumAnne Olmak İstiyorum

Uzmanlarımız Tümü
Dr. Nuşin Harmancı Dr. Nuşin Harmancı
Pratisyen
Dr. Dilek Tekiner Dr. Dilek Tekiner
Pratisyen
Dr. Aynur Toksun Dr. Aynur Toksun
Pratisyen

Gruplar Tümü
Anneyiz Biz Anneyiz Biz
Diyabeti Yönetiyoruz Diyabeti Yönetiyoruz
İkinci Bahar İkinci Bahar
Sağlık 365 T.C Yeditepe ÜniversitesiSağlık 365 The LifeCoSağlık 365 Türk Kalp VkfıSağlık 365 Türkiye Halk Sağlığı KurumuSağlık 365 Uzman TVSağlık 365 Yeditepe Üniversitesi Göz HastalıklarıSağlık 365 Yeditepe Üniversitesi HastanesiSağlık 365 Aile Hekimliği EnstütüsüSağlık 365 Akademik Geriatri DerneğiSağlık 365 Allen CarrSağlık 365 Anadolu HastanesiSağlık 365 DataportSağlık 365 Dünyagöz HastanesiSağlık 365 Eczacıbaşı Evde BakımSağlık 365 Este 7 Estetik BirimiSağlık 365 Güneş Tıp KitabeviSağlık 365 Hacettep ÜniversitesiSağlık 365 Ilaç Endüstrisi İş Verenler SendikasıSağlık 365 Infinity TeknologySağlık 365 IntelSağlık 365 Madalyon Psikiyatri MerkeziSağlık 365 Medical ParkSağlık 365 MedyaSoftSağlık 365 Memorial Sağlık GrubuSağlık 365 PancomSağlık 365 PromedSağlık 365 RNASağlık 365 RdayolojiOnlineSağlık 365 SEISSağlık 365 SIEMENSSağlık 365 Sağlıklı Yaşam DergisiSağlık 365 Siemens AkademiSağlık 365 Sirius BilişimSağlık 365 Sports Internatioanl
Saglik365 sitesinin içerik ve platform yönetimi Done İletişim ve Bilgi Sistemleri A.Ş. tarafından yürütülmektedir

Ana Sayfa | Sağlığım | Hakkımızda | Üye Girişi | SSS
Bu site en iyi 1024x768 veya üstü çözünürlükte ve Internet Explorer 7.0 Tarayıcı ile izlenebilir